Datça Yarımadası

Datça Yarımadası, bugüne kadar ulaşımın zorluğu ve yolunun üzerinde Marmaris, Akyaka, Gökova gibi çok güzel mekanlar olması nedeniyle biraz yalnız kalmış. Daha çok sakinlik, alternatif tatil arayanların tercihi olmuş. İşte bu sayede yarımada bugün hala bakir sayılır. Birkaç yıl önce açılan yeni ve geniş yol sayesinde artık daha çok ziyaret alıyor. Umarız bu ziyaretlerden misafirlerimiz umdukları keyfi alırken yarımadamız da bu temizlik ve doğallığını muhafaza eder.

Gebekum mevkiinde dinozor fosillerinin bulunduğu girilmesi yasak bir kumsal bulunmaktadır.

Bu bakirliğin içinde bizlerle yaşayan onbinlerce yıllık insanlık deneyiminin mirası olan bitkiler var. Şehir yaşamında unutulmuş bu bitkiler yörede tedavi, beslenme ve günlük araç yapımında kullanılmaya devam ediyor. “Datça’da Hayatın İçinden Bitkiler” kitabında anlatılan birkaç insan dostu bitkiden örnek verelim sizlere.. ve bir soru soralım, peki biz insanlar bu bitkilerin dostu muyuz?

ASKER OTU

8-10 cm boyunda, baharda ilk yağmurlarla ortaya çıkan otsu bitki. Çok lezzetli yapraklarından böreklere konur ayrıca kavurması, sarımsaklı yoğurtlu hazırlanarak yenir.

ARDIÇ

Yaz kış yapraklarını muhafaza eden, kozalaklı bir ağaççık. Kozalaklarını kaynatıp suyunu içtiğinizde solunumu rahatlatır.

BODUR MAHMUT (Karın Ağrısı Otu)

30-40 cm boyunda bu otsu bitkinin yaprakları Mayıs – Haziran aylarında toplanır. Böbrek taşı ve kum dökmek için kullanıldığı gibi çayının mayasıl ve hemoroite iyi geldiği söylenir. Bunun yanında karın ağrısı ve adet sancısını geçirdiği anlatılmakta.

Knidos

Knidos’un ilk kurulduğu yer Dalacak burnu üzerindeki Burgaz mevkiiddir. Sonra Tekir Burnu’na taşınmıştır.Knidos’lu bilim, mimarlık ve sanattaki ünlü isimleri; astronomi ve matematik bilimcisi Eudoksus, doktor Euryphon, ressam Polygnotos, İskenderiye Feneri’nin mimarı Sostratos burada yaşamıştır. Doktor Euryphon zamanının ikinci büyük tıp okulunu Knidos’ta kurmuştur. Eudoksus’un geliştirdiği güneş saatinden arda kalanlar şehirde hala görülebilir.

Knidos’ta iç ve dış diye adlandırabileceğimiz 2 limanı vardır. İç liman daha çok ticaret, dış liman ise askeri amaçlı kullanıyormuş. Şehir, dağın yamacından inip karşısındaki yarımadayı da içine alan bir arazi üzerinde kurulmuştur. Bugün yarımada olarak gördüğümüz kısım ilk zamanlar adaymış.

Genişliği 10 ar metre olan düz konuşlanmış 4 ana cadde ve onları dikine kesen merdivenleri vardır. Dış limana doğru yöneldiğinizde, şehrin eşsiz güzellikteki mozaiklerinden bir örneğe rastlayacaksınız.

Şehri çevreleyen surlar 4 km’yi bulur.

knidos’ta 20.000 ve 5.000 kişi kapasiteli 2 tiyatro vardır.

Şehrin en güzel yeri Afrodit Tapınağı’dır.her 2 limana da hakimdir. Buradaki dünyanın ilk Afrodit heykeli idi, ancak şimdi sadece kaidesi bulunuyor.

Şehirde mevsimleri ve zamanı gösteren güneş saati bulunmaktadır.

En tepede Apollon Tapınağı vardır. Buradaki Korint Tapınağı’nın mimarı da Stratos’tur.